YEME BOZUKLUKLARI

Yeme Bozuklukları

Yeme bozuklukları, kişinin beden algısı ve kilosu ile ilgili düşüncelerinde bozukluklar ve sağlıksız yemek yeme davranışlarıyla birlikte seyreden ciddi bir rahatsızlıktır. Yeme bozukluğu diyet yapmaktan çok farklıdır. Diyet, bireyin sağlıklı bir vücuda sahip olmak için uyguladığı dengeli beslenme düzenidir. Beslenme bozukluğu ise bireyin yaşamını hem fizyolojik hem psikolojik hem de sosyolojik bakımdan negatif etkileyen bir rahatsızlıktır. Yeme bozukluğunun özgün bir sebebi bilinmemektedir. Beslenme ya da yeme bozuklukları bireyin olduğu kadar, ailesinin ve yakınlarının yaşamını da büyük oranda etkilemektedir. 

Anoreksiya Nervoza:

Anoreksiya nervoza, beden algısının bozulması ile sağlıksız bir zayıflığı hedef alarak belirgin derecede düşük bir vücut ağırlığı kaybına sebep olma, ağırlık kazanımından aşırı derecede korkma ve bunlara bağlı bozulmuş yeme davranışı ile karakterizedir.

Anoreksiya Nervoza’nın DSM 5 el kitabında yayınlanan tanı kriterleri şunlardır:

A. Gereksinimlerine göre enerji alımını kısıtlamaktadır. Bireyin yaşı, cinsiyeti, gelişimsel olarak izlediği yol ve vücut sağlığı bağlamında belirgin bir biçimde düşük bir vücut ağırlığının olmasına yol açmaktadır.

B. Vücut ağırlığı kazanımından ya da şişmanlamaktan çok korkma ve belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığında olmasına karşın vücut ağırlığındaki yükselişi güçleştiren kısıtlama, çıkarma ya da telafi edici davranışlarda bulunmaktadır.

C. Bireyin vücut ağırlığını ya da biçimini nasıl algıladığıyla ilgili bir bozukluk vardır, birey kendini değerlendirirken vücut ağırlığı ve biçimine yersiz bir önem yükler, o sıradaki düşük vücut ağırlığının önemini hiçbir zaman kavrayamaz.

1. Kısıtlayıcı Tip: Bu alt tür, daha çok diyet yaparak, neredeyse hiç yemek yemeyerek ve/ya da aşırı spor yaparak vücut ağırlığının kaybedildiği görünümleri tanımlamaktadır.

2. Tıkınırcasına Yiyen/Çıkaran Tip: Son üç ay içinde yineleyen tıkınırcasına yeme ya da çıkarma (örn. kendi kendini kusturma ya da laksatif ilaçlar, diüretikler ya da lavmanın kötüye kullanılması) dönemleri bulunmaktadır.

 

Bulimiya Nervoza:

Bulimiya nervoza, aşırı miktarda yiyecek yiyen, yineleyen ve sık tekrarlayan ve yeme kontrolünden yoksun hissetme durumlarıyla karakterizedir. Bu aşırı yemek yeme sonrasında çıkarma (örn. kusma, müshil veya diüretik kullanımı), aç kalma ve / veya aşırı egzersiz gibi aşırılıkları telafi edici bir davranış türü izlemektedir. Anoreksiya nervozanın aksine bulimiya nervozalı bireylerin BKİ değerleri normal ya da hafif şişman sınıflandırması içinde olabilmektedir. Bulimiya nervozalı bireyler sık sık yeme nöbeti geçirmektedir. Yeme nöbetlerinde çoğu zaman tükettikleri besinler hızlı ulaşılabilir olup; şeker, karbonhidrat ve yağ oranları dolayısıyla kalori içeriği yüksek yiyecekler seçmektedir. Besinleri çok hızlı yiyerek bazen yemeği tatmadan bile yutabilmektedirler. Yeme nöbetleri esnasında, hastalar kendilerini durdurmakta zorlanırlar ve bunu ‘kontrolü kaybetmek’ olarak hissederler. Nöbetten sonra bu davranışını telafisinde: aç kalma, kendini kusturma, müshil (laksatif) ya da diüretik kullanma, aşırı egzersiz yapma ya da bu davranışların hepsini bir arada gösterme takip etmektedir. İğrenme ya da utanma duygusu sebebiyle genelde bu telafi edici davranışlarını gizlice yapmaktadır. Hastanın her yemekten sonra çıkarma davranışında bulunması, tıbbi sorunları da beraberinde getirmektedir.

 

Bulimiya Nervoza’nın DSM 5 el kitabında yayınlanan tanı kriterleri şunlardır:

A. Tekrarlayan tıkınırcasına yeme dönemleri olmaktadır. Bir tıkınırcasına yeme dönemi aşağıdakilerin her ikisini de kapsamaktadır:

1. Benzer koşullarda, benzer sürede, çoğu bireyin yiyebileceğinden belirgin bir şekilde çok daha fazla yiyeceği, ayrı bir zaman birimde (örn. herhangi iki saatlik bir sürede) yeme.

2. Bu nöbet sırasında yemek yemeyle ilgili denetimin kalktığı duyumunun olması

(örn. bireyin yemek yemeyi durduramadığı duygusu, ne ya da ne denli yediğini denetleyemediği duygusu).

B. Vücut ağırlığında artış olmaması için, kendini kusturma, laksatif, diüretik veya diğer ilaçları kötüye kullanma, neredeyse hiç yememe ya da aşırı spor yapma gibi yineleyen, uygunsuz telafi edici davranışlarda bulunmaktadır.

C. Bu tıkınırcasına yeme ve uygunsuz telafi edici davranışların her ikisi de ortalama üç ay içinde en az haftada bir kez olmuş olmalıdır.

D. Benlik değerlendirmesi, vücut biçimden ve ağırlığından yersiz bir biçimde etkilenmektedir.

E. Bu bozukluk, anoreksiya nervoza seyri sırasında ortaya çıkmamalıdır.

 

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu:

Tıkınırcasına yeme bozukluğu bireyin yeme kontrolünü kaybederek tekrarlayan aşırı yemek yeme nöbetleriyle karakterizedir. Bulimiya nervozadan farklı olarak aşırı yiyen birey herhangi bir telafi edici davranışta (aşırı egzersiz, aç kalma vb) bulunmaz. Buna bağlı olarak, tıkınırcasına yeme bozukluğu olan bireyler genelde hafif şişman ya da şişman grubundadır. Aynı zamanda aşırı yemenin yol açtığı suçluluk, utanç ve sıkıntı tekrar aynı yeme döngüsünü yaşamalarına neden olur. Tıkınırcasına yeme bozukluğu olan obez hastalar özellikle kalp-damar hastalıkları ve yüksek tansiyon riskini taşımaktadır.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu’nun DSM 5 el kitabında yayınlanan tanı kriterleri şunlardır:

A. Yineleyici tıkınırcasına yeme nöbetleri olmaktadır. Bir tıkınırcasına yeme nöbeti aşağıdakilerden her ikisini de içermelidir:

1. Benzer koşullarda, benzer sürede, çoğu bireyin yiyebileceğinden belirgin bir şekilde çok daha fazla yiyeceği, ayrı bir zaman birimde (örn. herhangi iki saatlik bir sürede) yeme.

2. Bu nöbet sırasında yemek yemeyle ilgili denetimin kalktığı duyumunun olması

(örn. bireyin yemek yemeyi durduramadığı duygusu, ne ya da ne denli yediğini denetleyemediği duygusu).

B. Tıkınırcasına yeme nöbetlerine aşağıdakilerden üçü (ya da daha çoğu) eşlik etmelidir:

1. Olağandan çok daha hızlı yeme.

2. Rahatsızlık verecek düzeyde tokluk hissedene dek yeme.

3. Bedensel açlık duymuyorken aşırı ölçülerde yeme.

4. Ne denli yediğinden utandığı için kendi başına yeme.

5. Daha sonra kendinden tiksinme, çökkünlük yaşama ya da büyük bir suçluluk duyma.

C. Birey tıkınırcasına yeme ile ilgili olarak belirgin bir sıkıntı duymaktadır.

D. Bu tıkınırcasına yeme davranışları, ortalama üç ay içinde, en az haftada bir kez olmalıdır.

E. Tıkınırcasına yeme nöbetlerine, bulimiya nervozada olduğu gibi yineleyen uygunsuz telafi edici davranışlar eşlik etmemeli ve tıkınırcasına yeme, bulimiya nevroza veya anoreksiya nervoza sırasında ortaya çıkmamalıdır.

 

Pika:

Besleyici değeri olmayan yabancı madde yeme alışkanlığıdır. Kil, toprak, kül, kağıt, kahve çekirdeği, sünger, tuz, bez, buz, kireç, kum, sabun, boya, saç, pil gibi maddeler çocuk veya erişkin tarafından alışkanlık haline getirilerek yenir.

Pika yeme bozukluğunun DSM 5 el kitabında yayınlanan tanı kriterleri şunlardır:

A. En az bir ay süreyle, sürekli olarak, besleyici değeri olmayan maddeleri yeme.

B. Besleyici değeri olmayan, besin olmayan maddeleri yeme tutumu, kişinin gelişimsel düzeyi ile uyumlu değildir.

C. Bu yeme davranışı, kültürel dayanağı olan ya da toplumsal olarak olağan kabul edilebilecek bir uygulama değildir.

D. Bu yeme davranışı, başka bir ruhsal bozukluk bağlamında ortaya çıkıyorsa (örn. anlıksal yetiyitimi [anlıksal gelişimsel bozukluk], otizm açılımı kapsamında bozukluk, şizofreni), ayrıca klinik değerlendirmeyi gerektirecek denli ağırdır.

 

Ruminasyon Bozukluğu:

Halk arasında geri çıkarma bozukluğu olarak tanımlanan Ruminasyon bozukluğu kısa bir süre önce yenilen gıda maddelerinin regürjitasyona (yutulan gıdanın mideden ağza gelmesi) maruz kalması, daha sonrasında ise ağza gelen gıda maddelerinin ağızdan atılması ya da tekrardan çiğnenmek suretiyle yutularak mideye geri gönderilmesi durumunu ifade etme amacıyla kullanılan tıbbi bir terimdir.

Ruminasyon bozukluğu bir hastalık olmasına rağmen bu ağza gıda gelmesi esnasında nerdeyse hiçbir zorlayıcı durumla karşılaşılmamakta ve bu durum sık sık yenileyici bir hal almaktadır. Ruminasyon bozukluğu esnasında hastalarda bulantı ya da öğürme refleksi gibi semptomlar gözlenmezken bu durum hemen yemek yendikten sonra olabileceği gibi yemek yeme esnasında da hastalarda ortaya çıkabilmektedir.

 

Ruminasyon bozukluğunun DSM 5 el kitabında yayınlanan tanı kriterleri şunlardır:

A. En az bir ay süreyle, sık sık yediği yiyeceği geri çıkarma. Çıkarılan yiyecek yeniden çiğnenebilir, yeniden yutulabilir ya da dışarı tükürülebilir.

B. Sık sık geri çıkarma, eşlik eden bir mide-bağırsak hastalığına ya da başka bir sağlık durumuna (örn. gastroözefegeal reflü, pilor stenozu) bağlanamaz.

C. Bu yeme bozukluğu, yalnızca anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu ya da kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğunun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır.

Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alım Bozukluğu:

Yemeye ya da yiyeceklere karşı açıkça ilgi göstermeme, yiyeceklerin duyusal özelliklerinden kaçınma ve yemek yemenin tiksindirici sonuçlarıyla ilgili olarak kaygı duyma gibi belirtilerle seyreden; uygun beslenme ve/veya enerji gereksiniminin sürekli karşılanamaması ile karakterize ruhsal bir rahatsızlıktır. Anoreksiya nevroza ve bulimia nevroza’da önemli bir kriter olan ağırlık ve vücut görüntüsü kaygısı olmaksızın, sürekli olarak yiyeceklerden kaçınılması veya beslenme kısıtlaması ile karakterize bir yeme bozukluğudur.

 

Kaçıngan/kısıtlı yiyecek alım bozukluğunun DSM 5 el kitabında yayınlanan tanı kriterleri şunlardır:

A. Aşağıdakilerden birinin (ya da çoğunun) eşlik ettiği, uygun beslenme ve/ya da erke (enerji) gereğinin sürekli karşılanmaması ile kendinin gösteren bir yeme ya da beslenme bozukluğu (örn. yeme ya da yiyeceklere karşı aşırı ilgi göstermeme; yiyeceklerin duyusal özelliklerinden kaçınma; yemek yemenin tiksindirici sonuçlarıyla ilgili olarak kaygı duyma). Belirgin bir kilo kaybı (ya da çocuklarda beklenen kilo alımını sağlayamama ya da büyümenin duraksaması)

B. Belirgin bir beslenme eksikliği.

C. Enteral (tüp yardımıyla) beslenmeye ya da ağızdan besin destekçilerine bağlı kalma.

D. Ruhsal-toplumsal işlevselliğin belirgin olarak düşmesi.

E. Bu bozukluk, ulaşılabilir yiyecek olmaması ya da kültürel olarak onaylanan bir uygulama ile daha iyi açıklanamaz. Bu yeme bozukluğu, yalnızca anoreksiya nervoza ya da bulimiya nervozanın gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve kişinin vücut ağırlığını ya da biçimini nasıl algıladığıyla ilgili bir bozukluk olduğuna ilişkin bir kanıt yoktur.

F. Bu yeme bozukluğu, eşzamanlı bir sağlık durumuna bağlanamaz ya da başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz. Bu yeme bozukluğu, başka bir durum ya da bozukluğun yol açabileceğinden daha ağır olur ve klinik açıdan ayrıca ele almayı gerektirir.