Uyku bozukluğu başka bir bedensel ya da ruhsal hastalığın bir belirtisi olarak ortaya çıkabileceği gibi başlı başına bir hastalık olarak da görülebilir. 2013 yılında yayımlanan DSM 5’te “Uyku-Uyanıklık Bozuklukları” başlığı altında insomnia, hipersomnia, narkolepsi, solunumla ilişkili uyku bozuklukları (tıkayıcı uyku apne hipopnesi, santral uyku apnesi, uyku ile ilişkili hipoventilasyon), sirkadiyen ritim uyku uyanıklık bozuklukları, parasomnialar (NREM uykusundan uyanma bozuklukları-uyurgezerlik, uyku terörü-, karabasan, REM uykusu davranış bozukluğu), huzursuz bacaklar sendromu, madde/ilacın yol açtığı uyku bozukluğu, tanımlanmış diğer ve tanımlanmamış uyku bozukluğu ele alınmıştır.
İNSOMNİA
İnsomnia, uykuyu başlatma veya sürdürmede güçlük, uyku süresi, yoğunluğu ve niteliğinde bozulma ve sonuç olarak gün içi etkinlik düzeyinde azalma olarak tanımlanır. İnsomnia, uykuya dalma güçlüğü, gece sık uyanma ve sabah erken uyanıp tekrar uyuyamama gibi yakınmalarla seyreder. DSM 5’e göre uykuya başlama, uykuyu sürdürme ve sonlandırma ile ilgili bu belirtiler, 3 aydan uzun süreli ise persistan, 1 aydan uzun ancak 3 aydan kısa ise epizodik, 1 aydan kısa ise de akut ve kısa süreli insomnia olarak adlandırılır.
Hipersomnia
DSM 5’te “hipersomnolans bozukluğu” olarak yer alan hipersomnia, ana uyku evresi en az yedi saat sürmesine karşın, kişide aynı gün içerisinde yineleyen uyku evreleri ya da birden uykuya dalma, günde dokuz saatin üzerinde olan uykunun dinlendirici olmaması ya da uyandıktan sonra tam uyanık olmakta güçlük çekme belirtilerinden en az birinin olması ile tanımlanmıştır. r. Son zamanlarda hipersomnianın “uzun süre uyuma” ve “aşırı uykulu olma” olarak iki ayrı kategoride incelenmesi önerilmektedir.
Narkolepsi
Narkolepsi, ya da halk arasında bilinen adıyla uyku hastalığı, normal dışı zamanlarda uyku hali ve ani uyku atakları ile tanımlanan kronik bir uyku bozukluğudur. Narkolepsi mağduru olan bireyler, içinde bulundukları çevresel şartlara uzun süreli uyanık kalmakta güçlük çekerler ve günlük hayatta büyük zorluklar ile karşılaşabilirler. Narkolepsi genel olarak iki tip olarak tanımlanmaktadır. Bazı vakalarda narkolepsinin yanında yani güçlü duygular sonucunda tetiklenebilen ani bir kas tonusu kaybı olan katapleksi görülmesi mümkündür. Katapleksi ile ortaya çıkan narkolepsi türüne tip 1 narkolepsi adı verilir. Katapleksi görülmeden ortaya çıkan narkolepsi türü ise tip 2 narkolepsi olarak bilinir. Narkolepsi tipik olarak bireylerde ilk defa 10 ila 30 yaş arasında görülür.
Uyku Apnesi
Uyku apnesi, uyku esnasında solunumun durması olarak tanımlanabilir. Uyku apnesi sendromunda, uyku sırasında birkaç saniye süren geçici boğulmalar yaşanabilir. Bu boğulma anında kandaki oksijen seviyesi düşerek, beynin uyanmasını sağlar. Beyin solunum fonksiyonlarının durduğunu haber vermek için vücudu uyandırır. Uyku apnesi sorunu yaşayan kişiler gece birkaç defa uyanabilir, uykuları sık sık bölünen kişiler ertesi günü hatırlayamazlar. Bu durum da tekrarlayan zaman dilimleri içinde kişide yorgunluk ve halsizlik hissine neden olur.
Parasomnialar
Parasomnialar, uyanıklık, kısmi uyanıklık veuykuya geçiş sırasında ortaya çıkan, uyanıklık, REM ve non-REM uykusu arasındaki anormal geçişlerden kaynaklanan, birincil olarak uyku ya da uyanıklıkla ilişkili olmayan, anormal veya istenmeyen hareketler, davranışlar, duygular, algılar, rüyalar ve otonom sinir sistemi disfonksiyonu ile karakterize uyku bozukluklarıdır.
Konfüzyonel Uyanma
Diğer adıyla uyku sarhoşluğu, gecenin ilk yarısı ya da üçte birlik kısmında, non-REM yoğunluğunun en fazla olduğu dönemde görülen mental konfüzyondur. Sıklıkla 5 yaş altı çocuklarda görülür ve yaş ilerledikçe azalır, yüz erişkinden dördünü etkilediği tahmin edilmektedir. Süresi birkaç dakika ile saatler arasında değişebilen ataklar sırasında anlamsız ses çıkarma, çocuklarda bazen ağlama durumu gözlenebilen hasta zor uyandırılır.
Uyurgezerlik
Genellikle uykunun ilkdöngüsünde, derin NREM uykusu sırasında (uykunun 3 ya da 4. evresinde) görülen, yataktan kalkma ve gezinme gibi ani motor aktivite ile karakterize bir parasomniadır. Nedeni bilinmemekle birlikte, yorgunluk ve öncesinde uykusuz kalmayla ilişkili olabileceği, etiyolojisinde genetik, çevresel ve fizyolojik etkenler ile tıbbi hastalıkların rol oynadığı düşünülmektedir.
Uyku Terörü
NREM uyku evre 3 ve 4’te görülen, ani uyanma ile birlikte çığlık atma ve ağlamanın olduğu, yoğun korku ile birlikte çarpıntı, terleme, midriasis, yüzde kızarma gibi otonomik belirtiler ve davranışsal değişikliklerin olduğu bir bozukluktur. Kişi aynı zamanda şiddet davranışı gösterebilir. Uyku terörlerinin korkutucu bir görüntüye tepki olarak ortaya çıkan uyarılma ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.
DSM IV
A. Başlıca yakınma, aşağıdaki belirtilerden birinin (ya da daha çoğunun) eşlik
ettiği, uykunun niceliği ya da niteliğiyle ilgili bir doyumsuzluk yakınmasıdır:
Uykuyu başlatmakta (uykuya dalmakta) güçlük. (Çocuklarda, bakım-
verenin yardımı olmadan uykuyu başlatmakta güçlük olarak kendini gösterebilir.)
Uykuyu sürdürmekte güçlük, sık uyanmalarla ya da uyanmalardan sonra yeniden uyumakta sorun yaşıyor olmakta belirlidir. (Çocuklarda, bakım verenin yardımı olmadan yeniden uyumakta güçlük çekiyor olmakla kendini gösterebilir.)
Sabah erken uyanma, uyandıktan sonra yeniden uyuyamama.
B. Uyku bozukluğu, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle
ilgili, okulla ilgili işlevsellik alanlarında, davranışsal olarak ya da önemli
diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
C. Uyku bozukluğu, haftada en az üç gece ortaya çıkar.
D. Uyku bozukluğu, en az üç aydır vardır.
E. Uyku bozukluğu, uyku uyumak için elverişli bir ortam olmasına karşın ortaya çıkmaktadır.
F. Uyku bozukluğu, başka bir uyku-uyanıklık bozukluğu (örn. Narkolepsi, solunumla ilişkili bir uyku bozukluğu, yirmi dört saatlik düzenle ilgili bir uyku-
uyanıklık bozukluğu) ile daha iyi açıklanamaz ve yalnızca başka bir uyku-uyanıklık bozukluğunun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır.
G. Uykusuzluk, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç)
fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.
H. Eş zamanlı bulunan ruhsal hastalıklar ve sağlık durumları önde gelen uykusuzluk yakınmasını yeterince açıklamaz. İNSOMNİA İnsomnia, uykuyu başlatma veya sürdürmede güçlük, uyku süresi, yoğunluğu ve niteliğinde bozulma ve sonuç olarak gün içi etkinlik düzeyinde azalma olarak tanımlanır. İnsomnia, uykuya dalma güçlüğü, gece sık uyanma ve sabah erken uyanıp tekrar uyuyamama gibi yakınmalarla seyreder. DSM 5’e göre uykuya başlama, uykuyu sürdürme ve sonlandırma ile ilgili bu belirtiler, 3 aydan uzun süreli ise persistan, 1 aydan uzun ancak 3 aydan kısa ise epizodik, 1 aydan kısa ise de akut ve kısa süreli insomnia olarak adlandırılır. Hipersomnia DSM 5’te “hipersomnolans bozukluğu” olarak yer alan hipersomnia, ana uyku evresi en az yedi saat sürmesine karşın, kişide aynı gün içerisinde yineleyen uyku evreleri ya da birden uykuya dalma, günde dokuz saatin üzerinde olan uykunun dinlendirici olmaması ya da uyandıktan sonra tam uyanık olmakta güçlük çekme belirtilerinden en az birinin olması ile tanımlanmıştır. r. Son zamanlarda hipersomnianın “uzun süre uyuma” ve “aşırı uykulu olma” olarak iki ayrı kategoride incelenmesi önerilmektedir. Narkolepsi Narkolepsi, ya da halk arasında bilinen adıyla uyku hastalığı, normal dışı zamanlarda uyku hali ve ani uyku atakları ile tanımlanan kronik bir uyku bozukluğudur. Narkolepsi mağduru olan bireyler, içinde bulundukları çevresel şartlara uzun süreli uyanık kalmakta güçlük çekerler ve günlük hayatta büyük zorluklar ile karşılaşabilirler. Narkolepsi genel olarak iki tip olarak tanımlanmaktadır. Bazı vakalarda narkolepsinin yanında yani güçlü duygular sonucunda tetiklenebilen ani bir kas tonusu kaybı olan katapleksi görülmesi mümkündür. Katapleksi ile ortaya çıkan narkolepsi türüne tip 1 narkolepsi adı verilir. Katapleksi görülmeden ortaya çıkan narkolepsi türü ise tip 2 narkolepsi olarak bilinir. Narkolepsi tipik olarak bireylerde ilk defa 10 ila 30 yaş arasında görülür. Uyku Apnesi Uyku apnesi, uyku esnasında solunumun durması olarak tanımlanabilir. Uyku apnesi sendromunda, uyku sırasında birkaç saniye süren geçici boğulmalar yaşanabilir. Bu boğulma anında kandaki oksijen seviyesi düşerek, beynin uyanmasını sağlar. Beyin solunum fonksiyonlarının durduğunu haber vermek için vücudu uyandırır. Uyku apnesi sorunu yaşayan kişiler gece birkaç defa uyanabilir, uykuları sık sık bölünen kişiler ertesi günü hatırlayamazlar. Bu durum da tekrarlayan zaman dilimleri içinde kişide yorgunluk ve halsizlik hissine neden olur. Parasomnialar Parasomnialar, uyanıklık, kısmi uyanıklık veuykuya geçiş sırasında ortaya çıkan, uyanıklık, REM ve non-REM uykusu arasındaki anormal geçişlerden kaynaklanan, birincil olarak uyku ya da uyanıklıkla ilişkili olmayan, anormal veya istenmeyen hareketler, davranışlar, duygular, algılar, rüyalar ve otonom sinir sistemi disfonksiyonu ile karakterize uyku bozukluklarıdır. Konfüzyonel Uyanma Diğer adıyla uyku sarhoşluğu, gecenin ilk yarısı ya da üçte birlik kısmında, non-REM yoğunluğunun en fazla olduğu dönemde görülen mental konfüzyondur. Sıklıkla 5 yaş altı çocuklarda görülür ve yaş ilerledikçe azalır, yüz erişkinden dördünü etkilediği tahmin edilmektedir. Süresi birkaç dakika ile saatler arasında değişebilen ataklar sırasında anlamsız ses çıkarma, çocuklarda bazen ağlama durumu gözlenebilen hasta zor uyandırılır. Uyurgezerlik Genellikle uykunun ilkdöngüsünde, derin NREM uykusu sırasında (uykunun 3 ya da 4. evresinde) görülen, yataktan kalkma ve gezinme gibi ani motor aktivite ile karakterize bir parasomniadır. Nedeni bilinmemekle birlikte, yorgunluk ve öncesinde uykusuz kalmayla ilişkili olabileceği, etiyolojisinde genetik, çevresel ve fizyolojik etkenler ile tıbbi hastalıkların rol oynadığı düşünülmektedir. Uyku Terörü NREM uyku evre 3 ve 4’te görülen, ani uyanma ile birlikte çığlık atma ve ağlamanın olduğu, yoğun korku ile birlikte çarpıntı, terleme, midriasis, yüzde kızarma gibi otonomik belirtiler ve davranışsal değişikliklerin olduğu bir bozukluktur. Kişi aynı zamanda şiddet davranışı gösterebilir. Uyku terörlerinin korkutucu bir görüntüye tepki olarak ortaya çıkan uyarılma ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. DSM IV A. Başlıca yakınma, aşağıdaki belirtilerden birinin (ya da daha çoğunun) eşlik ettiği, uykunun niceliği ya da niteliğiyle ilgili bir doyumsuzluk yakınmasıdır: Uykuyu başlatmakta (uykuya dalmakta) güçlük. (Çocuklarda, bakım- verenin yardımı olmadan uykuyu başlatmakta güçlük olarak kendini gösterebilir.) Uykuyu sürdürmekte güçlük, sık uyanmalarla ya da uyanmalardan sonra yeniden uyumakta sorun yaşıyor olmakta belirlidir. (Çocuklarda, bakım verenin yardımı olmadan yeniden uyumakta güçlük çekiyor olmakla kendini gösterebilir.) Sabah erken uyanma, uyandıktan sonra yeniden uyuyamama. B. Uyku bozukluğu, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili, okulla ilgili işlevsellik alanlarında, davranışsal olarak ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur. C. Uyku bozukluğu, haftada en az üç gece ortaya çıkar. D. Uyku bozukluğu, en az üç aydır vardır. E. Uyku bozukluğu, uyku uyumak için elverişli bir ortam olmasına karşın ortaya çıkmaktadır. F. Uyku bozukluğu, başka bir uyku-uyanıklık bozukluğu (örn. Narkolepsi, solunumla ilişkili bir uyku bozukluğu, yirmi dört saatlik düzenle ilgili bir uyku- uyanıklık bozukluğu) ile daha iyi açıklanamaz ve yalnızca başka bir uyku-uyanıklık bozukluğunun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır. G. Uykusuzluk, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz. H. Eş zamanlı bulunan ruhsal hastalıklar ve sağlık durumları önde gelen uykusuzluk yakınmasını yeterince açıklamaz.