Düşük özsaygı depresyonun hem bir belirtisi hem de risk faktörüdür.
Özsaygı ve depresyon arasındaki ilişki güçlü ve çift yönlüdür. Beck'in bilişsel üçlüsünde kendilik hakkındaki olumsuz görüş ("Ben yetersizim, değersizim") depresyonun temel bileşenlerinden biridir. Düşük özsaygı, depresyonun gelişimi için risk oluştururken, depresyon da özsaygıyı sistematik olarak zedeler. Orth ve Robins'in uzunlamasına çalışmaları, düşük özsaygının depresyonu yordadığını ve bu ilişkinin zaman içinde güçlendiğini göstermiştir.
Depresyonda özsaygının düşmesinin birkaç mekanizması vardır. Olumsuz bilişsel filtre, bireyin başarılarını küçümsemesine ve başarısızlıklarını abartmasına yol açar. Sosyal karşılaştırma, depresif bireylerde yukarı yönlü karşılaştırma eğilimi nedeniyle yetersizlik hissini artırır. Ruminasyon, olumsuz benlik değerlendirmelerinin tekrar tekrar işlenmesiyle özsaygıyı daha da zedeler. Depresyonun getirdiği işlevsellik kaybı da "hiçbir şeyi beceremiyorum" inancını besler.
Özsaygıyı güçlendirmek, depresyon tedavisinin önemli bir bileşenidir. BDT'de olumsuz benlik şemaları doğrudan hedeflenir ve kanıt değerlendirmesiyle sorgulanır. Ustalık deneyimleri planlayarak yetkinlik algısını artırmak davranışsal bir stratejidir. Neff'in öz-şefkat yaklaşımı, koşullu özsaygı yerine koşulsuz bir öz-kabul geliştirmeyi hedefler. Schema terapi, erken dönem olumsuz benlik şemalarının kökenleriyle çalışmada etkili bir derinlemesine yaklaşım sunar.
Depresyon size yalan söyler: "Değersizsin, yetersizsin, hiçbir şeyi hak etmiyorsun." Bu düşünceler depresyonun belirtileridir, gerçekliğin yansıması değil. Değeriniz başarılarınıza, görünüşünüze veya başkalarının onayına bağlı değildir. Kendinize karşı bir dost gibi davranmaya başladığınızda, depresyonun sesini zayıflatırsınız. Bu bir gecede değişmeyebilir, ancak her küçük öz-şefkat eylemi sizi güçlendirir.